BİTKİ ÖRTÜSÜ

BİTKİ ÖRTÜSÜ ÖZELLİKLERİ


Bitkilerin yasam yetisme kosullarını basta iklim, topografya, ana materyal toprak
ve diger canlılar belirlemektedir.40 Genel olarak ortamın özelliklerine göre belirli türler
bir bölge ya da yörede yetisebilmektedir. Ne var ki, yetisen bu türler özellikle insanın
etkilerine zamanla direnememekte, yerini baska türlere terk etmekte ya da bitki örtüsü
ortadan kalkmakta, arazi çıplak bir görünüm almaktadır.

Türkiye’nin bulundugu cografi konumu, çok arızalı bir topografyaya sahip
olması, yaklasık 11.000-12.000 yıldan beri yerlesmeye açılmıs olması41 gibi özellikler
çok farklı türdeki bitki topluluklarının yetisip yayılmasına imkân tanımıstır. Genel
olarak Türkiye; Akdeniz, Avrupa-Sibirya (Öksin) ve ran-Turan fitocografya
bölgelerinin birbirine geçis teskil ettigi bir konumdadır.42 Kaldı ki, arastırma sahamız
olan Çukurören Köyü ve çevresi de bu geçis özelligini gösteren bir sahadır. Buna baglı
olarak arastırma sahasında bu üç fitocografya alanına özgü bitki topluluklarına
rastlamak mümkündür.

 

Nemli Ve Yarınemli Ormanlar
Arastırma sahasının güneyinde yer alan Murat Dagı (2309 m) üzerinde dagılıs
gösteren nemli ormanlar, nemli ve yagıslı ortamların temsilcileri olan bitki türlerinden
meydana gelirler. Bu türlerin hemen hepsinin esas yayılıs alanları Türkiye’de,
Karadeniz Bölgesi’nde dagların denize bakan kuzey yamaçları ve Marmara
Bölgesindeki bazı daglık sahaların nemli kuzey yamaçlarıdır.


Nemli ormanların yayılıs gösterdigi Murat Dagı’nın kuzey yamaçlarının yüksek
seviyeleri, Yukarı Gediz havzasının en yagıslı kesimleridir. Kütlenin kuzey
yamaçlarının bu özelligi kazanmasında, konum, yükselti, bakı, egim gibi çesitli
faktörler rol oynamıstır. Murat Dagı’nın konumu, yükseltisi ve dogrultusu yanında
kuzeyinde topografik bir engelin bulunmayısı kuzey yamaçların yagıs açısından
elverisli bir durum almasına yol açmıstır. Eteklerde 600 mm (Gediz 603 mm) civarında
olan yıllık ortalama yagıs, 1000 m.lerde 900 mm.yi, 1400-1600 m.lerde 1100 mm.yi,
1800 mm.lerde ise 1200 mm.yi asar.


Sahada yayılıs gösteren baslıca nemli orman türleri dogu kayını (Fagus
orientalis), sarıçam (Pinus sylvestris), titrek kavak (Populus tremula), genis yapraklı
papaz külahı (Euonymus latifolius)dır.

 


Fotograf 7. Arastırma Sahasında Nemli Ormanlardan Görünüm.

Murat Dagı’nın kuzey yamaçlarının yagıs açısından elverisli olması nedeniyle,
bitki örtüsünün çesitlilik kazanmasına ve yüksek kesimlere dogru karakteristik bir
Sibirya (Öksin) elemanı olan dogu kayınının esas yayılıs alanından oldukça uzak olan
bu alana sokularak ormanlar olusturmasına zemin hazırlamıstır. Murat Dagı’nın kuzey
yamaçlarında, hâkim elemanı dogu kayınının olusturdugu nemli ormanlar 1600
m.lerden baslayarak 1900-1950 m.lere kadar devam ederler.


Kuzey yamaçlarda, Anadolu karaçamı ormanlarının hâkim oldugu alanlarda,
Azmak ve Karapınar vadilerinin içlerinde 1100-1150 m.lerden itibaren seyrek, 1300
m.lerden itibaren daha sık olarak titrek kavakla beraber görülen dogu kayını (Fagus
orientalis), 1350-1600 metreler arasında genellikle karaçam ve titrek kavakla karısık
ormanlar halindedir. Dogu kayını ormanları, Karaagıl sırtları, Sıgırkuyrugu mevkii ve
Karakötek tepe (1970 m) arasındaki alanda oldukça yogun olarak görülür. Dogu
kayınına yayılıs alanlarında adi gürgen, titrek kavak, ran akçaagacı, çınar yapraklı
akçaagaç, Kafkas ıhlamuru, kus üvezi, Anadolu karaçamı, sarıçam ve yer yer Anadolu
kestanesi eslik eder.


Sarıçam Ormanlarından Görünüm (Ay Alanı Mevkii)

Vadi içleri çok sayıda nemcil türün yetisme ortamı buldugu alanlardır. Vadi
içlerinde yogunluk kazanan türler adı geçenlere ilaveten fındık (Corylus avellana),
geyik elması (Sorbus umbellata), kızılcık (Cornus anguinea), adi kızılagaç (Alnus
glutinosa), dogu çınarı (Platanus orientalis), aksögüt (Salix alba), keçi sögüdü (Salix
caprea), adi porsuk (Taxus baccata), ayı üzümü (Vaccinium arctostaphylos), Kafkas
hanımelisi (Lonicera caucasica subsp. orientalis), yaban erigi (Prunus divaricata), genis
yapraklı papaz külahı, kartopu (Viburnum lantana), alıç (Crataegus tanacetifolia ve
geyik dikeni (Crataegus.monogyna)'dir. Aynı vadi içlerinden birisi olan Asarkale
vadisinde Sorbus roopiana, kaya fındıgı (Corylus colurna) ve Avrupa kayını (Fagus
sylvatica) nemli orman türleri olarak yayılıs gösterirler.


Kütlenin kuzey yamaçlarında 1900-1950 m.lere kadar yükselen, orta kesimde orman
sınırını çizen dogu kayınları arasına 1650-1700 m.lerden itibaren sarıçamlar karısır.
Murat Dagı’nın kuzey yamaçlarının batı ve dogu kesimlerinde ormanın sınırını karaçam
ve sarıçamlar teskil eder.


Murat Dagı’ndaki dogu kayını ormanları, dogu kayınının Batı Anadolu'daki
yayılısının en güney uç noktasını olusturur.46 Öksin alanının karakteristik bir türü olan
dogu kayını, sıcaklık istegi orta, nem istegi yüksek, gölgeye dayanıklı, sıcak ve kurak
yazlara ve dona karsı dayanıksız bir agaçtır. Karadeniz kıyılarında deniz seviyesinden
itibaren 1000-1200 m.lere kadar yükselen dogu kayını Murat Dagı'nda 1450-2000
m.lerde yayılıs göstermektedir.47 Bu özellik, sıcaklık istegi orta, nem istegi yüksek bir
tür olan dogu kayınının yagıs açısından elverisli ortamı esas yayılıs alanından oldukça
uzak bir alan olan, çbatı Anadolu'da bu seviyelerde buldugunu belirtir.
Nemli ormanların ikinci önemli elemanı titrek kavaktır (Populus tremula). Murat
Dagı’nın kuzey yamaçlarında karaçam ve dogu kayını ormanlarında en çok görülen tür
özelliginde olan titrek kavaklar yer yer karaçam, yer yer dogu kayını, yer yer de her iki
türle birlikte veya sarıçamla karısık topluluklar olustururlar. Bazı yamaçlarda ise, saf
topluluklar halindedirler. 1100-1150 m.lerde vadi içlerinde, 1350-1400 m.lerden
itibaren karaçam ormanları içinde yetisme ortamı bulan titrek kavakların en yaygın
oldugu seviyeler 1600-1800 m.ler arasıdır. Titrek kavakların yogunluk kazandıgı
sahalar Yargedik tepe, Karakötek tepe yamaçları ve Avla tepenin kuzey yamaçlarıdır.
Sahada yaygın bir sekilde görülen titrek kavaklar, karaçamların yangın
sonucunda ortadan kalktıgı yerlerde sahaya hâkim olmuslardır. Hızlı büyüme
yetenegine sahip, öncü agaç türlerinden olan titrek kavaklar, ormanın kalktıgı
(tıraslama, yangın) sahalarda çogu zaman geçici topluluklar halinde ilk bitki örtüsünü
olustururlar ve kendilerinden sonra gelecek türlere elverisli bir ortam yaratırlar. Çıplak
alanları hızlı bir sekilde kaplayan titrek kavaklar, korunaklı ve nemli vadilerde çok daha
iyi büyüyen agaç türlerindendir. Titrek kavak ile beraber sahada görülen türler dogu
kayını, adi gürgen, Anadolu karaçamı, sarıçam, ran akçaagacı, çınar yapraklı akçaagaç,
alıç, kus üvezi, geyik elması, fındık, defne yapraklı ladendir.
Murat Dagı’nın kuzey yamaçlarındaki derin ve dik vadiler dikkati çeker. Bu
vadiler nemli orman sahasında yayılıs gösteren türler yanında, çok çesitli nemcil türlerin
yetistigi ortamlardır. Kütlenin yüksek zirvelerinden dogan, bol pınarlarla beslenen
Azmak ve Murat Dagı (Karapınar) çayları vadileri ve kolları Öksin türlerin yogunluk
kazandıgı ortamlardır. Sıcak dönemde, ç Anadolu platolarından gelen kuru dogu
rüzgârlarına ve batıdan gelebilecek Akdeniz etkilerine kapalı olan, kıs mevsiminde
soguk rüzgârlara karsıda korunaklı bulunan bu nemli vadiler, sıcaklık istegi fazla veya
orta olan ancak nem istegi yüksek olan Öksin türlerin yerlestigi sahalardır.


Asarkale Vadisinden Görünüm. (Karaçam ve Titrek Kavak Birlikleri)
Köyün güneyinde bulunan Azmak deresi vadisi, tür çesitliligiyle dikkati çeken bir alandır.48 Asagı kesimi karaçam (Pinus nigra) ormanları içinden geçen bu vadide, yükseldikçe önce karaçam, dogu kayını ve titrek kavak toplulukları, daha üst 48 GÜNAL,2003, a.g.e, s.44 47 seviyelerde yer yer dogu kayını, yer yer de dogu kayını ile titrek kavak toplulukları sahaya hâkim olur. Azmak deresi vadisinde asagı seviyelerde 1200 m.ye kadar inen bu nemcil toplulukların baslıca türlerini dogu kayını, Kafkas ıhlamuru, ran akçaagacı, titrek kavak, ova karaagacı, fındık, keçi sögüdü, aksögüt, adi gürgen, ayı üzümü, geyik dikeni, barut agacı, Kafkas hanımelisi ve geyik elması olusturur. 1400 m. bu topluluga genis yapraklı papaz külahının (Euonymus latifolius) katıldıgı görülür. Karapınar (Murat Dagı çayı) vadisi Azmak vadisine oranla daha uzun olup, dik ve derin kalker kanyonları ile dikkati çekmektedir. Murat Dagı’nın dogrultusuna kabaca uygun olarak uzanan vadi, türce daha zengindir.49 Bu zenginlik hem agaç, hem de çalı türlerinde görülür. Yüksek seviyelerde karaçamların hâkim oldugu, tabanda ve dik yamaçlarda yayvan yapraklı çok sayıda agaç ve agaççık türünün bulundugu vadi Karadeniz görüntüsü kazanmıstır. Vadi boyunca ve dik yamaçlarda gelisen türler dogu kayını, ran akçaagacı, Anadolu çınarı, kus üvezi, karaagaç, Kafkas Ihlamuru, fındık (Corylus avellana), kartopu (Viburnum lantana), Kafkas hanımelisi, adi porsuk (Taxus baccata), titrek kavak (Populus tremula), kara mürver (Sambugus nigra), ayı üzümü (Vaccinium arctostaphylos), adi kızılagaç (Alnus glutinosa), adi alıç (Crataegus monogyna), ates dikeni (Pyracantha coccinea), kermez mesesi (Quercus coccifera), saçlı mese (Quercus cerris), musmula (Cotoneaster sp), Juncus articulatus, kaya sarmasıgı (Hedere helix), kusburnu (Rosa canina), aksögüt (Salix alba), keçi sögüdü (Salix caprea)'dır. Vadi tabanı sögüt türleriyle beraber dogu kayını, dogu çınarı ve kızılagaçların yogunlastıgı alanlardır. Karapınar vadisinde de Azmak vadisinde görüldügü gibi, vadinin yukarı kesimine dogru genis yapraklı papaz külahının birlikler olusturdugu görülür. Karapınar çayının kollarından birini olusturan Kesiksögüt deresinin vadisinde, 1450-1650 m.ler arasında, los, kuytu, yer yer dik bir sekilde yükselen kalker yamaçların bulundugu ortamda, 3-4 m boyunda agaççıklar seklinde gelisme gösteren genis yapraklı papaz külahlarının vadinin daha dik ve kapalı olan batı yamaçları boyunca yogunlastıkları dikkati çeker. Adi karamuk (Berberis crataegina), dag musmulası (Cotoneaster sp), gezagacı-çiçekli disbudak-(Fraxinus ornus), alıç (Crataegus tanacetifolia), saçlı mese, kusburnu(Rosa canina), ahududu (Rubus idaeus), bögürtlen 49 GÜNAL,2003, a.g.e, s.45 48 (Rubus canescens), yabani sogan (Allium sp), kuduz otu (Alyssum sp.) bu seviyede dikkati çeken diger türlerdir. Kesiksögüt deresi vadisinde 1650 m.ye kadar devam eden genis yapraklı papaz külahları, Kesiksögüt pınarı çevresinde, kapalılıgını kaybeden vadide seyrekleserek ortadan kalkmakta ve Karadeniz görünümü de kaybolmaktadır. 1.5.2. Yarınemli Ormanlar Arastırma sahasında Murat Dagı’nın kuzey yamaçlarında yarınemli ormanlara ait türlere de rastlanır. Yarınemli ormanların hâkim elemanları Anadolu karaçamı (Pinus nigra), sarıçam (Pinus sylvestris), titrek kavak (Populus tremula), dogu kayını (Fagus orientalis) olusturur. Bunların arasına ran akçaagacı (Acer hyrcanum subsp. keckianum.), çınar yapraklı akçaagaç (A. platanoides), Kafkas ıhlamuru (Tilia rubra subsp. caucasica), kus üvezi (Sorbus torminalis), Anadolu kestanesi (Castanea sativa), adi gürgen (Carpinus betulus) ve fındık (Corylus avellana) karısır. Vadi içleri nemli ormanlar sahasındaki gibi çok sayıda nemcil türün yetisme ortamı buldugu alanlardır. Murat Dagı’nın kuzey yamaçlarında 1350-1400 m.lerden itibaren karaçam ormanlarının içine çesitli nemcil türlerin katılmasıyla belirginlesen yarınemli ormanlar, dogu kayınının hâkimiyetindeki nemli ormanların basladıgı 1600 m.ye kadar devam ederler. Kütlenin dogu ve batı kesiminde ise sarıçamlarla 1900-1950 m.ye, yer yer de 2000 m.ye kadar yükselirler.

Belova Platosu Üzerindeki Karaçam Ormanları.

Murat Dagı’nda Tınaz tepe (2097 m) yamaçları, Karakötek tepe (1970 m)
yamaçlarında dogu kayınının yayılıs alanının altındaki seviyeler, Sıgırkuyrugu mevkii,
Karadüzen tepenin Sıgırkuyrugu mevkiine bakan yamaçları, Asar Kale tepesi (1652 m)
çevreleri, Kuzu gölü mevkiinde Kartal tepeye dogru yükselen yamaçların 1400-1600 m
seviyeleri, Kırkpınar tepenin kuzey yamaçları yarınemli ormanların yayılıs alanıdır.
Karaçam hâkimiyetindeki yarınemli ormanlarda görülen en yaygın türler üst
seviyelerde ormanlar olusturan Fagus orientalis ile Populus tremula, Tilia rubra subsp.
caucasica, Acer hyrcanum subsp. keckianum, Acer platanoides, Corylus avellana,
Lonicera caucasica subsp. orientalis, Adi gürgen, sumak (Rhus coriaria) ve kus üvezi(
Sorbus torminalis)'tir. Bunlar arasında yer yer adi alıç (Crataegus monogyna), yaban
gülü (Rosa pulverulenta), kokar ardıç (Juniperus foetidissima), karamuk (Berberis
crataegina), kus igdesi (Elaeagnus angustifolia), Dik deniz üzümü, dag burugu (Ephedra
major), dag musmulası (Catoneaster sp), Hyperieum sp. Acı yavsan (Teuerium sp.),
süt otu (Euphorbia) görülür.


Kuru Ormanlar
Arastırma sahasında genis bir yayılısa sahip olan kuru ormanlar, daglık sahalar
ve platolar üzerinde hâkim bitki formasyonudur. Çogu yerde tahribe ugrayan bu
formasyonun hâkim elemanlarını kızılçam (Pinus brutia), Anadolu karaçamı (P.nigra),
saçlı mese (Quereus cerris), palamut mesesi (Quercus ithaburensis subsp. macrolepis),
mazı mesesi (Quercus infectoria), tüylü mese (Quercus pubescens), boylu ardıç
(Juniperus excelsa) ve kokar ardıç (Juniperus foetidissima) olusturur.
Karaçam ormanları içinde en çok görülen türler, Q.cerris, O.infectoria,
Crataegus monogyna, Prunus divaricata, Acer campestre, A.platanoides, kusburnu
(Rosa canina) ve Populus tremuladır. Vadi içlerinde Castanea sativa, Salix caprea,
Fagus orientalis, Alnus glutinosa subsp. glutinosa, Corylus avellana, kızılcık (Cornus
sanguinea), adi gürgen gibi nemcil türlerin yogunlastıgı alanlardır. Özellikle bu
yogunluk Azmak ve Murat Dagı çayı (Karapınar) vadilerinde çok belirgindir.
Meseler daha çok Murat Dagı çayı vadisinin alt yamaçlarında yer yer topluluklar
olustururlar, yer yer de kızılçam ve karaçamla karısık olarak bulunurlar. Murat Dagı,
Göynük Köyü güneyindeki Meseliburun sırtları, Akçakaya sırtları ve Çukurören Köyü
güneyindeki Tuz tası tepenin (1418 m) güneydogu yamaçlarıdır.


Arastırma sahasısın kuzeyinde kalan Paleozoik metamorfik kayaçlar ve
Mesozoik kalkerlerinin hâkim oldugu Karlık dagı (1814 m), Yellice tepe (1608 m),
Çalova tepe (1740 m) ve Türkmen tepe (1668 m)’lerinde de kuru ormanlar hâkim bitki formasyonudur. Çalova tepenin dogusunda yer alan Türkmen tepede (1668 m) kuru ormanların
hâkim elemanı karaçamdır. Sadece güneydogu eteklerinde Gümüsdere vadisinde ve
Çukurören Köyü kuzeyindeki yamaçlarda saçlı mese toplulukları görülür. Türkmen
dagının alçak kesimlerinde tahribe ugrayan karaçamlar 1500 m.den sonra yogunlasarak
zirveye kadar yükselirler.

Çalı Toplulukları


Nemli ve yarınemli ormanların alt katında ve tahrip edildigi sahalarda ortaya
çıkan çalı toplulukları, Murat Dagı’nın kuzey yamaçları ve bu yamaçlardaki vadi içleri
yayılıs göstertir. Orman altında ve tahrip sahalarında 1350-1400 m.den sonra görülen
çalı topluluklarının en belirgin özelligi, çogunun içinde gelistikleri ormanın karakterine
uygun yapıdaki nemcil türler olusudur. Baslıca çalı türlerini fındık, adi gürgen, üvez,
ayı üzümü, kartopu (Viburnum lantana), yabani erik (Prunus divaricata, P. spinosa),
sumak (Rhus cotinus), Kafkas hanımelisi (Lonicera caucasica subsp. orientalis), kızılcık
(Cornus mas, C. sanguinea), disbudak (Fraxinus ornus, F. angustifolia) teskil eder.

Belova Platosu Üzerindeki Bozkır Bitkileri.
Murat Dagı’nın, kuzey yamaçlarında 1900 m.ye kadar yükselirler. Bu çalı
toplulukları vadilerin içlerinde yogunluk ve çesitlilik kazanırlar. Nemli ve yarınemli
ormanların alt katında görülen türlere ilaveten, bu vadilerde görülen diger çalı türleri,
genis yapraklı papaz külahı (Euonymus latifolius), barut agacı (Frangula alnus), geyik
dikeni (Crataegus tanacetifolia, C. monogyna), dag musmulası (Cotoneaster sp.) ve
bögürtlen (Rubus fruticosus)dir.
inceleme sahasında kuru ormanların alt katında ve tahrip edildigi yerlerde
kuraklılıga dayanıklı türlerden olusan çalı toplulukları gelisme gösterir. Yogunlukları ve
türleri ortama baglı olarak degisen bu çalı topluluklarını çogu yerde, maki elemanlarıyla
yaprak döken türler, bazı yerlerde ise garig elemanları olusturur.50

Kızılçamın hâkim oldugu kuru ormanların altında ve tahrip sahalarında maki
elemanları yayılıs gösterir. Maki elemanları, Akdeniz etkilerinin Gediz ırmagı ve
kollarının olusturdugu vadiler vasıtasıyla arastırma alnına kadar sokulabilmistir. Ancak,
tür çesitliligi ve yükseltisi azalmıstır. Arastırma sahasında en yaygın maki türleri
kermez mesesi (Quercus coccifera), katran ardıcı (Juniperus oxycerus), akçakesme
(Phillyrea latifolia), laden (Cistus salviifolius, C. creticus)dir.


nceleme sahasında, çesitli yaprak döken çalı türlerine rastlanır. Bu türlerin
baslıcaları geyik dikeni (Crateagus monogyna, C. orientalis, C. tanacetifolia), ates
dikeni (Pyracantha coccinea), bögürtlen (Rubus fruticosus), yabani gül (Rosa canina),
yabani erik (Prunus divaricata, P.spinosa), yabani elma (Malus sylvestris), karaçalı
(Paliurus spina- christi), ahlat (Pyrus elaeagnifolia), boyacı sumagı (Rhus cotinus), igde
(Elaeagnus angustifolia), boyacı katır tırnagı (Genista tinctoria), yasemin (Jasminium
fruticans) ve defne yapraklı laden (Cistus laurifolius)dir.


Alpin Bitkiler

 

Orman tahribine baglı olarak degismekle beraber, genellikle 1850-1900 m.den
itibaren hâkimiyet kazanan Alpin bitkiler Murat Dagı’nın zirvelerinin yakınlarına kadar
yayılır. Murat Dagında (Kartal tepe 2309 m) Alpin bitkiler oldukça genis bir alan
kaplar. Tınaz tepe (1097 m) yamaçlarında karaçam ve sarıçam ormanlarının sona erdigi
2000 m.den itibaren baslayan Alpin formasyon, Karakötek sırtlarında, Elmalı tepe
(2288 m), Kartal tepe (2309 m), Avla tepe (2179 m) ve Kırkpınar tepe (2118 m)
yamaçlarında karaçam, dogu kayını ve sarıçam ormanlarının ortadan ka1ktıgı 1900-
2000 m seviyelerinden itibaren sahaya hakim olmaya baslar.
Alpin bitkilerin hâkim elemanını cüce ardıç. (Juniperus communis subsp. nana)
olusturur. 1700-1800 m.lerden itibaren yamaçta karaçalı, dogu kayını ve sarıçam
ormanlarının alt katında görülmeye baslayan cüce ardıç, Murat Dagı’nın yassı
zirvelerinin yamaçlarını yüzeye çıkan Serpantin, kristalen sist ve kristalize kalkerlerin
bulundugu, tas akıntılarının görüldügü alanlar dısında araziyi tamamen kaplarcasına
yayılır.


Cüce ardıçlara çogu yastık seklinde çesitli otsu türler eslik eder. Bunların en
yaygın olanları çoban yastıgı (Acantholimon puberulum), koyun yumagı (Festuca
ovina), defne (Daphne oleoides), sıgır kuyrugu (Verbascum sp.), keçi geveni
(Astragalus angustifolius), boga dikeni (Eryngium campestre), sümbül (Muscari sp),
sütlegen (Euphorbia kotschyana), Draba brunifolia., kekik (Thymus sp.), brom
(Bromus sp.), adaçayı (Salvia sp.), kuduz otu (Alyssum sp.), yabani sogan (Allium sp.),
Çin karanfili (Dianthus sp.) ve Nepeta nuda'dır. Alpin formasyona katılan diger türler
sarılık otu (Erysimum kotschyanum), dikenli korunga (Onobrychis cornuta), hornem
(Myosotis lithospermifolia), yavsan otu (Veronica caespitosa) ,Caespitosa, V. hymoides


subsp. pseudocinerea, Jasione supina ve Plantaga holosteum'dur51 Organik maddece
zengin, koyu renkli, killi çayır toprakları üzerinde gelisen bu türler zirve yakınlarına
kadar devam ederler. Zirvelerde seyrek olarak Daphne oleodies, Festuca ovina,
Acantholimon puberulum, Eryngium campestre, Muscari sp. ve Draba sp. görülür.

Murat Dagında, Alpin kusakta cüce ardıç (Festuca ovina) girland toprakları
üzerinde yayılıs gösterir. Bununla birlikte çok sık otsu örtü de görülür. Girland
toprakları genellikle Karakötek sırtları, Elmalı tepe (Karlık tepe) ve Kartal tepe
yamaçlarında karakteristik olarak görülürler.
Murat Dagında Alpin formasyon sahasında yayılıs gösteren cüce ardıç ve bazı
otsu türler kuzey yamaçta yüksek seviyelerde bulunan orman açıklıklarında da gelisme
gösterirler. Bunların baslıcaları Sıgırkuyrugu yaylası (1600 m), Kesiksögüt yaylası
(1600 m)dır. Sıgırkuyrugu yaylasında sıgırkuyrugu (Verbascum sp). ve Nepeta nuda
yaygın türler olarak dikkati çekerken, Karaçam ve sarıçam ormanları içinde yer alan
Kesiksögüt yaylasında ise sıgırkuyrugu (Verbascum sp.), yüksükotu (Digitalis sp.), yer
yer Daphne oleoides ve cüce ardıç birlikleri (Juniperus communis subsp. nana) görülür.

Kaynak: HALİL ÇOŞAR'ın

2008 Yılı Çukurören Köyünün
(Gediz - Kütahya)

Etüdü isimli Yüksek Lisans Tezi'nden faydalanılmıştır.

Emekleri ve köy sitesine yardımı için kendisine teşekkür ederim. /ADMİNİSTRATOR

 

Designed by DostYurdu

MKPortal ©2003-2007 mkportal.it
Bu safya 0.06109 saniyede 16 sorguyla oluşturuldu