Ülkemiz insanı için, özellikle kır yerlesmelerinde ekip dikme faaliyetlerinden
sonra en önemli gelir kaynagı hayvancılıktır. 74 Ülkemizde tarımsal faaliyetlerle ugrasan
her ailede az yâda çok mutlaka birkaç büyükbas, birkaç küçükbas ve hatta kümes
hayvanı yetistirilir. Ne var ki bu yetistirilen hayvanlar dogrudan gelir elde etmekten
ziyade ailenin ihtiyaçlarını karsılamak içindir. Bu nedenle tarımsal faaliyetin birincil
ekonomik faaliyet olarak görüldügü kır yerlesmelerinde hayvancılık çok fazla gelisme
gösterememistir.
Günümüzde tarımsal üretimden elde edilen gelirlerin azalması, ormancılık
faaliyetlerinin yetersizligi köy halkını yavas yavas hayvancılık faaliyetlerinde daha fazla
yogunlasmasına neden olmustur. Hayvancılıgın gelismesi, hayvancılıktan elde edilen
gelirlerin artırılması için devletçe verilen tesviklerin de bunda rolü oldukça fazladır.
Küçükbas Hayvancılık
Ülkemiz hayvan varlıgı açısından dünyanın önde gelen ülkelerinden birisidir.75
Hayvan sayımı bakımından incelendiginde küçükbas hayvanlardan kıl keçisinin sayıca
üstün oldugu görülür.
Özellikle son yıllarda Çevre ve Orman Bakanlıgı’nca orman arazilerinin
bulundugu alanlarda kıl keçisi üretiminin sınırlandırılması muhtemeldir ki, kıl keçisi
varlıgının azalmasına neden olacaktır. Arazi kosularına iyi uyum saglayan kıl keçisinin
yeni yetisen agaçların filizlerini yemesi ile ortaya çıkan orman zararı bunda en büyük
etkendir.
Köyde koyun sayısı 857 ile 2. büyük hayvan türünü olusturur. Özellikle yaz
mevsiminde Mamurdizi, Belova, Sıgırkuyrugu, Kirsen, Kızılcaçukur mevkilerine dogru
yapılan yaylacılık faaliyeti buralarda otlakların yaz boyunca yesil kalması ile ilgilidir.
Ayrıca köyün yakın çevresinde arazinin genelde tarım alanı olarak kullanılması
hayvanların günübirlik otlak bulmak için uzunca yol kat etmelerini gerektirdiginden
yaylacılık faaliyeti yaygın olarak yürütülmektedir.
Büyükbas Hayvancılık
Köyde ilçe tarım müdürlügü verilerine göre 2006 yılında 296 adet büyükbas
hayvan beslenmektedir. 296 adet hayvanın 200’ü melez, 96 sı ise kültür ırklarından
olusmaktadır. Bu hayvanlarda melez ırkların ortalama et verimi 150 kg süt verimi ise 10
lt/gün’dür. Kültür ırklarının et verimi 300 kg, süt verimi 20-25 lt./gün’dür. Köy halkının
tarım ve ormancılık dısında gelirlerinin artırılabilmesi için kültür ırkı besiciliginin
yaygınlastırılması gerekmektedir. Ancak bunun için yem bitkisi üretiminin
yaygınlastırılmasının önemi büyüktür.
Kültür Balıkçılıgı
Arastırma sahasında iki adet, birisi köyün 2,5 km dogusunda mülkiyeti Orman
Kalkındırma kooperatifine ait olup ihale ile kiraya verilen ve digeri Azmak mevkiinde
ögretmen emeklisi bir köylü olan Cemil Kahraman tarafından isletilen alabalık üretim
çiftligi bulunmaktadır. Bu iki alabalık üretim çiftliginin üretim miktarı 2005 yılında 25
tonu bulmustur.
Hayvancılıgın Genel Sorunları
Arastırma sahamızda tarımsal üretimin yetersiz olmasının yanında
hayvancılıktan özellikle mera hayvancılıgından elde edilecek gelirlerin de yetersiz
olması besi hayvancılıgın gelistirilmesini zorunlu hale getirmektedir. Zira genel arazi
dagılımı içinde toplam mera alanı 2333 dekar olup toplam arazinin ancak % 1,85’ine
tekabül etmektedir. Hayvancılıktan elde edilecek gelirleri artırmanın yollarından birisi
olarak hayvan sayısını artırmak olarak düsünsek bile mera alanlarının yetersiz kalacagı
asikârdır. Bu nedenle ilk yapılacak is hayvan sayısını artırmak yerine kültür ırkı
besiciligini gelistirmek olmalıdır.
Besi hayvancılıgının yaygınlastırılması beraberinde yem sorununu ortaya
çıkarmaktadır. Tarımsal üretimde degindigimiz bu hususta da önemli sorun
görülmektedir. Çünkü yem bitkisi üretimi oldukça sınırlıdır. lk olarak yem bitkisi
üretimini artıracak önlemlerin alınması gerekmektedir.
Hayvancılık açısından degerlendirilebilecek bir diger sorun kıl keçisi üretimine
getirilen sınırlamadır. Arazi yapısı göz önüne alındıgında kolayca beslenebilen kıl keçisi
tarım bakanlıgı tarafından orman alanlarına zarar verdigi gerekçesiyle beslenmesi
yasaklanmaya baslamıstır.
Köyde bulunan iki adet alabalık üretim tesisi köy halkının ihtiyacını
karsılayabilecek düzeyde bulunmasına karsın, Kültür balıkçılıgından daha fazla gelir
elde edilebilmesi için hem üretim düzeyleri artırılmalı, hem de sayısı çiftlik
artırılmalıdır.
Arastırma sahasında beslenen büyükbas hayvanların büyük bir kısmı (%68)
melez ırklardan olusmaktadır. Bilindigi üzere ülkemizin cografi kosullarına iyi uyum
saglamıs olmasına karsın et ve süt verileri kültür ırklarına oranla düsük olan bu türlerin
beslenmesinden vazgeçilip kültür ırkları besiciligi yaygınlastırılmalıdır.
Hayvansal ürünlerin degerlendirilmesi ise bir baska sorundur. Köyde üretilen süt
daha ziyade köy halkının kendi ihtiyaçlarını karsılaması yanında peynir üretimi seklinde
degerlendirilmektedir. Üretilen sütün dogrudan satısı söz konusu degildir. Süphesiz
bunda üretilen sütün miktarı da önemlidir. Çünkü Gediz ilçe merkezine 30 km mesafede
üretilen sütü alacak süt tüccarlarının köye gelerek süt toplaması ancak üretilen sütün
miktarının artması ile mümkün olacaktır.
Köyde 2006 yılında 120 adet arı kovanından yaklasık olarak 1200 kg bal elde
edilmistir. Arıcılık açısından köy çevresindeki yüksek alanlar elverislidir. Bu nedenle
arıcılık, ekonomik faaliyet olarak köylüye ögretilmeli, ardından tesviklerle
yaygılastırılmalıdır.
Hayvancılıkla ilgili bir fotoğraf
Hayvancılıkla ilgili bir fotoğraf
Hayvancılıkla ilgili bir örnek resim
Kaynak: HALİL ÇOŞAR'ın
2008 Yılı Çukurören Köyünün
(Gediz - Kütahya)
Etüdü isimli Yüksek Lisans Tezi'nden faydalanılmıştır.
Emekleri ve köy sitesine yardımı için kendisine teşekkür ederim. /ADMİNİSTRATOR